Search on this blog

Search on this blog

Literatürdeki tanımıyla cinsel terapi, bireyin ya da çiftin yaşadığı cinsel sorunları çok boyutlu yapı içerisinde ele alan, yapılandırılmış ve bilimsel temelli bir psikoterapi yaklaşımıdır (McCarthy & Wald, 2013). Bahsedilen çok boyutlu yapıdan kasıt ise cinselliğin, biyolojik, psikolojik, kişilerarası ve kültürel boyutları olan çok katmanlı bir yaşantı olmasıdır. Bu nedenle cinsel işlevsellikte ortaya çıkan güçlükler yalnızca fizyolojik süreçlerle değil; bilişsel şemalar, duygusal deneyimler, ilişki dinamikleri, geçmiş yaşantılar ve toplumsal normlarla da yakından ilişkilidir. Bu sebeple kişilerin buradaki deneyimlerini es geçmeden bütüncül yaklaşmak çok kıymetlidir.

Özetle; cinsel terapinin temel amacı, “ideal” bir cinsellik öğretmekten ziyade; danışanın kendi bedenine, arzularına ve sınırlarına dair farkındalığını artırmak, işlevsel olmayan inançları yeniden yapılandırmak ve doyumlu bir cinsel yaşamın önündeki psikolojik engelleri ele almaktır (Weeks & Gambescia, 2016).


Cinsel Terapi Hangi Durumlarda Gerekli Olabilir?

Cinsel terapiye başvurmak için “çok ciddi” ya da “uç” bir sorun yaşanması gerekmez. Aşağıdaki durumlar, en sık başvuru nedenleri arasında yer alır:

  • Cinsel istek azlığı veya istekte belirgin farklılıklar
  • Uyarılma ve orgazm sorunları
  • Vajinismus, disparoni (ağrılı cinsel ilişki)
  • Erken boşalma, erektil işlev bozukluğu
  • Performans kaygısı ve yoğun başarısızlık korkusu
  • Cinsellik sırasında yoğun suçluluk, utanç veya tiksinti duyguları
  • Travma, doğum, hastalık ya da cerrahi müdahaleler sonrası cinsel zorluklar
  • Çiftler arasında cinselliğe dair iletişim problemleri
  • Cinsel yönelim, kimlik ya da fantezilere dair içsel çatışmalar

Araştırmalar, cinsel işlev bozukluklarının önemli bir bölümünün psikolojik ve ilişkisel etkenlerle sürdürüldüğünü göstermektedir (Masters & Johnson, 1970; Leiblum, 2006). Bu nedenle cinsel terapi, yalnızca “bedensel bir sorun” olduğunda değil, cinselliğin anlamı ve duygusal bağlamı zorlaştığında da etkili bir destek alanıdır.


Danışanların En Çok Çekindiği Noktalar

Cinsel terapiye dair en önemli engellerden biri, danışanların terapi sürecine ilişkin taşıdığı çekincelerdir. Bu çekincelerin büyük bölümü, cinselliğin toplumsal olarak tabu kabul edilmesiyle yakından ilişkilidir.

“Konuşmak zorunda mıyım?”
Danışanlar sıklıkla cinsel detayları anlatmak zorunda kalacaklarını düşünerek kaygı yaşarlar. Oysa cinsel terapide paylaşımın sınırları tamamen danışana aittir. Terapist, danışanın hazır olmadığı hiçbir içeriği zorla açmaz; süreç, danışanın temposuna göre ilerler

“Yargılanır mıyım?”
Cinsel fanteziler, isteksizlik ya da cinselliğe dair çelişkili duygular birçok birey için utanç verici algılanabilir. Ancak cinsel terapinin etik çerçevesi, yargısızlık ve gizlilik üzerine kuruludur. Klinik literatür, bu deneyimlerin “anormal” olmaktan ziyade oldukça yaygın olduğunu göstermektedir (Leiblum & Rosen, 2000).

“Sorun bende mi?”
Danışanlar çoğu zaman cinsel güçlükleri kişisel bir “yetersizlik” olarak değerlendirir. Cinsel terapi, sorunu bireyin kusuru olarak değil; öğrenilmiş inançlar, deneyimler ve ilişki örüntüleri bağlamında sebep sonuç ilişkisi olarak ele alır. Bu bakış açısı ile devam eden seanslar, danışanın süreç içerisinde yaşadığı zorluğa karşı farkındalığını arttırarak suçluluk ve kendini suçlama döngüsünü de kırar.

“Çok geç mi?”
Yaş, ilişki süresi ya da sorunun kronikliği nedeniyle terapiye başvurmanın anlamsız olduğu düşünülse de araştırmalar, cinsel terapinin yaşamın farklı dönemlerinde de oldukça etkili olabildiğini ortaya koymaktadır (Bitzer & Alder, 2012).


Sonuç

Cinsel terapi, yalnızca bir “sorun çözme” alanı değil; bireyin kendi bedeniyle, arzularıyla ve ilişkileriyle kurduğu bağı yeniden anlamlandırmasına olanak tanıyan bir süreçtir. Cinselliğe dair konuşmanın zor, utandırıcı ya da “ayıp” olarak kodlandığı bir kültürel bağlamda, bu çekinceleri görünür kılmak ve normalize etmek terapötik sürecin temel bir parçasıdır. Cinsel terapiye başvurmak, bir eksiklik göstergesi değil; psikolojik iyi oluşa yönelik bilinçli bir adım olarak ele alınmalıdır.


Kaynakça

Bitzer, J., & Alder, J. (2012). Counseling couples with sexual problems. Journal of Sexual Medicine, 9(2), 367–375.
Leiblum, S. R. (2006). Principles and practice of sex therapy (4th ed.). Guilford Press.
Leiblum, S. R., & Rosen, R. C. (2000). Principles and practice of sex therapy (3rd ed.). Guilford Press.
Masters, W. H., & Johnson, V. E. (1970). Human sexual inadequacy. Little, Brown.
McCarthy, B. W., & Wald, L. M. (2013). Sex therapy and couples therapy. Routledge.
Weeks, G. R., & Gambescia, N. (2016). A clinician’s guide to sex therapy. Routledge.


Klinik Psikolog Asude Ozkal